YAPILAŞMASI

 

 

                 SUYUMUZ ve  ÇEŞMELERİMİZ

 

Kuyudüzü köyünün su kaynakları yok denecek kadar azdır. Bazı küçük pınarlara çeşmeler yapılmıştır. 1970 yılında Köy Hizmetleri tarafından yapılan proje ile grup suyu olarak Zekeriya-Subaşı’ndan  döşenen borularla Kuyudüzü köyüne ilk su geldi. Sırganlık’a bir depo, köy içinde her mahalleye bir çeşme yapıldı. Tahsis edilen su, bırakınız gruptaki diğer köyleri ilk ağızdaki Kuyudüzü’nün ihtiyacını bile karşılamadı. Gruptaki Sarıdere, Yazıpınar, İçmeler köyleri başka yerlerden su tedariki için çareler aramak zorunda kaldılar. Kuyudüzü’ne kalan bu su Zekeriya köylülerinin engellemeleri kısıtlamaları ve köyümüz halkının tarla sulamada sınırsız ve bilinçsizce kullanımı nedeniyle yetmez oldu. Yalnızca Alt mahalle susuz kalmadı. 1999 depreminde kaybolan bu su hiç akmaz oldu. Bu yıllarda Gölyaka ve Düzce belediyeleri Tankerlerle su getirdi. Köylüler kendi aldıkları küçük tankerlerle depolar tedarik ederek su taşıdılar. Kuyulardan idare ettiler.

Hükümet yetkilileri, siz getirebileceğimiz bir yerden su bulup bize başvurun hemen tahsisini yapalım dediler. Bu cevabı alan Cemil Şener durumu köy muhtarı İlhan Şengül’e ve heyete söyledi. Saçmalıpınar, Bakacak köylerinden batımızdaki dağlara kadar gezilip arandı bir su bulunamadı.

Depremde evleri yıkılan Gölyakalılar için, Kuyudüzü köyünün merası köy ihtiyar heyetinin ve halkının rızalığı ile hiçbir karşılık ve bedel alınmadan kalıcıkonut yapımına verildi. Bu konutların yapımı sürerken 2000 yılında konutlara su getirilmesi gündeme geldi. Bunun üzerine, Kuyudüzü’ne de bu sudan alalım düşüncesiyle köy muhtarı İlhan Şengül, heyetten Ali Çelik, Mustafa Akgümüş, Hasan Biçer ile halktan Cemil Şener, Ruhi Acar bir akşam toplandık, Gölyaka Belediye Başkanı Nihat Çelik ile buluştuk. Gelecek olan su’dan Kuyudüzü’ne de verilmesi için yardımcı olmasını rica ettik. Su deposunun Sırganlık mahallemize yapılması halinde buradan hem köyün hem de konutların yararlanabileceğini anlattık. Başkan olumlu karşıladı, projeye aldıracağını söyledi.Bu girişimler sonucunda Kuyudüzülüler uzun yıllar kullanabileceği temiz bir suya kavuştu. Her eve şebeke suyu bağlandı. Parasını verip içiyoruz.

Yeni su gelince, zaten kullanılmayan mahalle çeşmeleri hepten atıl durumda kaldı. Kıran mahalledeki iki çeşmeyi, görüntüyü bozuyor gerekçesiyle yıkıp kaldırdılar. Diğerleri kullanılmaz halde duruyor. İstenirse bu çeşmelere azıcıkta olsa bir musluktan akacak kadar su bağlanabilir. Boşa akıtılmasını önlemek için saat takılır ve parası paylaşılıp ödenir. Başkaları binlerce yıllık tarihi eserleri günışığına çıkarırken bizler de hazırlarını bari koruyalım.

 1.      OLUKYANI ÇEŞMESİ:Çeşmeyi köylümüz aralarında topladıkları para ile ……yılında yaptırmıştır. Ustası Halil Duman’dır. Çıtlulardan Ali Çelik’in fındıklığından çıkan  az bir su sızıntısı bu çeşmeyi besler.

Köye su gelmeden önce, buraya yakın oturan aileler sularını bu çeşmeden alırdı. Kadınlarımız sırtlarına yükledikleri ağaçtan yapılmış kovalarla (gufa’larla) taşırlardı suyu. Hayvanların içmesi için bu çeşmenin yalak’ında biriken su kullanılırdı. Yaz aylarının sıcak günlerinde hayvan otlatmaya giden çobanlar kuşluk vakti gelince malları bu taraftan getirip Yörükler ve Olukyanı çeşmelerinde sular ve eve öyle getirirlerdi. Öğleden sonra serin düşünce tekrar otlatmaya giderlerdi.

 

2.  YÖRÜKLER ÇEŞMESİ:

 

Olukyanı çeşmesi ile aynı yolboyunda Kusali’nin evinin alt yanında bir pınar var. Suyu bol denilebilir. Köyün eğim olarak alçak kesimindedir. Yakınındaki haneler ve Yörükler bu suyu kullanıyordu. Buraya ilk yerleşim de bu su sayesinde olmuş. Fazlası da akıp gidiyordu. Susuzluk çeken mahallelerimize bu suyu çıkarıp, basıp akıtma çabası hiç gösterilmedi. Hatta 1980’li yıllarda hazır su Yazıpınar köyüne verildi. 1999 depreminde kaybolan bu su kaynağı aradan geçen bir yıl gibi zaman sonra tekrar akmaya başladı. Kısacası bu sudan zamanında yeterince yararlanılmadı.

Bu pınarın çıkıp aktığı yerde, ağaç kütüğünden oyulup yapılmış uzunca bir yalak içinde biriken suları hayvanlarımıza içirirdik. Çok basit biçimde yapılmış, deposu olmayan bir oluktan su akardı. Yakın yıllarda YSE tarafından bir çeşme yapılmış fakat su ile bağlantısını kesmişler kupkuru duruyor. Bugün baktığımda, Yörüklerin suyu diye anılan sudan bir şey kalmamış gibi gördüm. Bir borudan damlıyormuş gibi akan birazcık sucağız var. Sanırım  kaynak iyice azaldı.
         Eskiden bu iki çeşmede bulgurluk buğdaylar yıkanırdı.

 

DİĞER ÇEŞMELER:

 

Bu bölümde anlattığım çeşmeler pınar veya kaynaktan olmayıp 1970’li yıllarda köye getirilen suyun kullanımı için yapılmıştır:

 1. Köy içinde her mahallenin uygun yerine olmak üzere YSE tarafından beşi mahalleye ve ikisi okul ile cami yanına olmak üzere toplam yedi tane depolu çeşme yapıldı. Evler şebeke bağlanmasına izin verilmedi. İhtiyaç olan sular bu çeşmelerden sağlanıyordu. Şimdi bunların üç tanesi atıl olarak duruyor. İkisini köylü yıktırdı. Diğerlerini de yıkmayı düşünenler var.

2. Alt diye adlandırılmış olan meraya yol kenarına 1994 yılında Hasan Ali Kırcıoğlu tarafından yaptırılan Hayrat çeşme  susuz olarak terkedilmiş halde duruyor. Buralara 1999 depreminde evi yıkılanlar için kalıcı konutlar yapıldı. Mahallenin okulunun karşısında batı yönündeki bu çeşmenin etrafı düzenlenip oturma alanı ve park yapılabilir.

3. Sarıgöl’ün yukarısındaki çimen’de Mustafa Başar’ın 1997 Eylül ayında yaptırdığı Hayrat'ı olan çeşme, hizmete devam ediyor. Yazın burada fındıklarını serip kurutup harman yapmaya gelen köylümüz ve çadır kuran mevsimlik fındık işçileri, yolcular bu çeşmeden su içiyor.  

Çimende, merada otlayan ehil ve yabanıl hayvanlar da  sularını buradan içiyor. 

     4. Kara Osmanlar'ın çeşmesi: Sırganlık köprüsü'ne yakındır. Kara Osman sülâlesinin bulunduğu mevkide yolun solunda ve alt bölümündedir. Küçük bir sızıntısı olan pınar için yapılmış.


                       SU KUYULARIMIZ:

       1. Cılbız Kuyusu ( Ciniviz Kuyusu ): Çok eski bir kuyudur.  Yapılışını köyün kurucuları dahi bilmezmiş. Şimdiki Kuyudüzü köyünün Güney'inde Kuyuyanı diye anılan, etrafı tepelerle cevrili küçük bir düzlük denebilecek çukurumsu bir alanda bulunmaktaydı. Köylüler tarafından içine çeşitli maddeler atılarak kullanılır olmaktan çıkarılan bu kuyunun beş metre kadar yakınına 1970'li yıllarda bir kuyu daha açıldı. Eskiden, kuyunun bulunduğu yakın alanlarda 5-6 hane köylü yerleşik vardı. Buradaki en son hane  1968 yılında köy merkezine taşındı.

          2. Çoru'nun Kuyusu: Çorular sülâlesinden Yakup Ceylan'ın ev bahçesinde yol kıyısında eski bir kuyudur. Hizmet verir durumdadır.
          3. Gubaluların Kuyusu: Şimdi, Şinelu Yakup'un ev yanında yol kıyısında bulunan bir kuyudur. Hizmet verir durumdadır.

          4. Şinelu'n  Kuyusu: Şinelu sülâlesinden Salih Şengül'ün ev bahçesindeki kuyu. Hizmet verir durumdadır.
          5. Sırganlık Kuyusu: Sırganlık köprüsü yanındaki bu kuyu 19.7.1954 tarihinde yapılmış. Kuyunun taşında: SAHİBÜLHAYRAT-VELHASANAT-GEÇMİŞLERE RAHMET-USTA HALİL D. yazılı. Hizmet verir haldedir.

          Köyümüzde su kaynakları yetersizdi. Olukyanı mahallesi hariç diğer mahalleler sularını çoğunlukla bu kuyulardan tedarik ediyorlardı. Analarımız, bacılarımız, gerekli olan suları,  ağaçtan yapılmış olan silindir biçimli kovalarla (su gufası denirdi) sırtlarında taşırlardı. Su bakırı diye adlandırdığımız su kovasının kulpuna bir kalınca urgan ( bu urgana şerit denirdi) veya dırmaç ipi bağlanarak kuyuya sarkıtılırdı. İçine su girmesi sağlandıktan sonra el ile yukarı çekilerek gufalara dökülürdü. İşte böylesi zahmetlerle taşınan su her ihtiyaçta, hayvanların içmesinde bile kullanılırdı. Tarlalara götürülecek su yine bu şekilde taşınırdı.
            
                     KÖPRÜLERİMİZ: 
 
            1. Sırganlık köprüsü                                          
         

 Kuyudüzünün Sırganlık Mahallesi ile Şinelu Mahallesini ayıran Sırganlık deresi üzerinde beton bir köprü var. Burada daha önceki yıllarda, ağaçtan yapılmış dar bir köprü vardı.Aynı yere 1970 yıllarında köylünün katkılarıyla betonarme bir köprü yapıldı. Ustalığını köyümüz halkından Temel Çalışkan yaptı. Buradan geçen yolumuz, köyümüzün tarlalarına, komşu köylere ve ormanlara ulaşımı sağlıyor.

          2. OLUKYANI KÖPRÜSÜ:

 Buradaki köprü 2001 yılında yapılmıştır. Olukyanı Mahallesine ve tarlalara ulaşım bu yol ve köprü üzerinden sağlanır.

 Yukarıda bahsi geçen iki köprümüz de küçük olup 5-6 metre uzunlukta olup bir taşıtın geçebileceği genişliktedir.